![]() |
| Nostalji dedikleri |
Bugünlerde zevkle okuduğum bir tefrika var facebook'ta. Yazansa çook eskilerden biri, tanıdığım, ama aslında tanışmadığım bir arkadaş. Öyle şeyler yazıyor ki, işte o nostalji dediklerinin alüülâlâsı. Alıp götürüyor beni yıllar yıllar öncesine. Belki de unuttuğumu sandığım, hatta uzunca zamandır aklıma bile gelmemiş bir sürü şeyi anlatıyor da anlatıyor.
O yazdıkça ve anlattıkça, aslında beynimin bir köşesinde asılı kalmış olan anılarım bir bir canlanıyor. Yok yok, canlanmayı bırakın adeta tekrar tekrar yaşıyorum ve her seferinde, yahu bunu ben yazsaydım herhalde daha farklı yazamazdım diyorum. Bu kadar mı olur, bu kadar mı benzeşir yaşananlar?
Sonra bir bakıyorum, ders dinlerken boş sayfalara çiziktirip durduğum kız profillerinin yanısıra, çok kolaylıkla çizdiğim Hüdaverdi ve Basriyi çıkarıveriyor karşıma. Mutlu oluyorum. Zaten onun da dediği gibi bizim nesil, basit şeylerle mutlu olmayı bilmiş bir nesil. Şimdikilere bakıyorum da, inanın ne bizler kadar çocukluklarını yaşayabiliyorlar, ne de bu kadar bolluk içinde mutlu olabiliyorlar. Bİr tatminsizliktir gidiyor. Küçücük görüntülerde büyümüş kafalar, çocukluk özlemiyle ve teknolojinin getirdiği çok bilmişliğin "büyüklüğü" ile sıkışıp kalmışlar iki arada bir derede. Yazık ki çok yazık!
Neyse, konu bu değil tabii. Konu, geçmişi bu kadar mükemmel detaylarda hatırlayıp da, kaleme alan sevgili "Füsun Vostan". Sağolasın arkadaşım! Hatırladığın ve de hatırlamakla kalmayıp, bu güzel anılası günlerimizi kaleme aldığın için. Eminim şu anda benim gibi, senin yazılarını okuyan herkes aynı şeyleri hissediyordur, söylüyordur.
Sevgili Füsuna, buradan Yunus Emre'nin mısraları ile teşekkür etmek istiyorum...
Severim ben seni candan içeru
Yolum vardır bu erkandan içeru
Beni benden sorman ben ben değilem
Bir ben vardır bende benden içerü
Nereye bakar isem dopdolusun
Seni nere koyam benden içeru.
Beni bende demen ben bende değilem
Bir ben vardır bende benden içeru...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder