15 Aralık 2010 Çarşamba

Bunu Biliyor muydunuz?

Kız Kulesi
1827 yılında Almanya'nın Brandenburg kentinde Karl adında bir çocuk dünyaya gelir.Babası müzik öğretmeni olan Karl, aile içinde baş gösteren huzursuzluklardan dolayı bir Fransız yetimhanesine gönderilir.

Daha sonra gemilerde miço olarak çalışır. Hamburg'tan kalkan bir gemiyle İstanbul'a giderken henüz 12 yaşındadır.

Gemi İstanbul'a geldiğinde denize atlayan Karl, Kız Kulesi'ne yüzerek kaçar. Kendisini kurtaran Kız Kulesi'nin bekçisine gemiye geri dönmek istemediğini söyler.

İki ülke arasında küçük bir politik sorun yaşanır. Ama Osmanlı sadrazamı Ali Paşa sorunu çözer ve Karl'ı korumasına alır.

Karl Mehmet Ali adını alır. Mehmet Ali, Kırım, Bosna ve Karadağ savaşlarından sonra 2. Abdülhamit döneminde paşa unvanı alır.

Mehmet Ali Paşa, 1878 yılında imzalanan Berlin Antlaşması'nda Osmanlı'yı temsil eden üç kişiden biri olur.

Almanca, Fransızca, Yunanca, Farsça ve Arapça dillerinde şiirler yazan Mehmet Ali Paşa'nındört kızı olur.

Paşa'nın Leyla adındaki kızının da bir kızı olur; Celile.
Celile bir erkek çocuk doğurur: Çocuğun adır Nâzım Hikmet'tir.

Görüldüğü gibi Karl'dan Nazım'a uzanan hikâyenin gösterdiği gibi, Kız Kulesi'nin her zaman hikâyeleri vardır. Eğer Kız Kulesi Karl'ı kurtarmasaydı, Nazım olmayacaktı.

Sunay AKIN

9 Aralık 2010 Perşembe

İstanbul'u Koruyan Gizli Güçler - İstanbul Efsaneleri

Bizans döneminde taş heykeller ve sütunların İstanbul'u koruduğuna inanılıyordu. Öyle ki bunların bir çoğu günümüzde de ilgi gören, turizm değeri taşıyan yapıtlardır. 

Arkadius SütunuCerrahpaşa Avratpazarı'nda bin parça beyaz mermerden, minare gibi içi boş merdivenli yüksek bir direk vardı. Tepesinde peri yülü bir heykel duruyordu. Efsaneye göre yılda bir defa bir feryat koparırmış. Yeryüzünde ne kadar kuş varsa o heykelin etrafında dönermiş. Kuşların binlercesi yere düşer, halk da bunları toplayıp yermiş.


ÇemberlitaşÇemberlitaş tavuk pazarındaki sütun. Kırmızı renkli som mermerden yapılmış olan sütunun, hanedanı kötülüklerden, hastalıklardan ve fesattan koruduğuna inanılırdı. Hıristiyanlardan Hz. İsa'nın çarmıha gerildiği haçın, Çemberlitaş'ın altında olduğuna inananlar vardı.


Kıztaşı, Saraçhane'de Büyük Pozantin'in kızının mezarı üzerine dikilmiştir. Kıztaşı diye bilinen bu tılsımlı sütun, imparatorun kızını yılanlardan, çiyanlardan ve karıncalardan korumak için dikilmişti. Fakat yine kendisi için yapılmış olan Kız Kulesi'nde otururken, bir üzüm sepeti içine gizlenmiş olan ve üzümlerle beraber Kız Kulesi'ne gelen zehirli bir kara yılanı tarafından öldürüldü.


Sinekli SütunKocamustafapaşa Altımermer'dedir. Altı tane mermer sütunun her biri eskiden yaşamış olan bilginler tarafından yaptırılmıştı. Bunlarının birinin üzerinde sürekli vızıldayan bir sinek resmi vardı. Bu sütun sayesinde İstanbul'a sivrisinek girmediğine inanılırdı.


Leylekli SütunYine bu altı mermerden birisi idi. Burada da bir leylek resmi vardı. Efsaneye göre bu leylek senede iki defa çığlık atarmış. Birinci çığlıkta bir anda her yer leylek dolar, ikinci çığlıkta ise İstanbul'daki tüm leylekler yok olurmuş.


Horozlu Sütun; Yine altı mermerden birisi olan bu sütunun üzerinde bir horoz resmi vardı. Bu horoz 24 saatte bir öter horozlara önderlik edermiş.


Kucaklaşmış Sevgililer; Tunçtan yapılmış genç bir erkek ve sevgilisinin birbiriyle kucaklaşmış heykelleridir. Kavga eden evli çiftlerden biri gelip bu heykeli kucaklarsa hemen barışırlarmış.


İhtiyarlar Heykeli; Ünlü Hekim Calinus'un beyaz mermer üzerinde yaptırdığı ihtiyar adam ve kadın heykelidir. Birbiriyle geçinemeyen evli çiftlerden biri bu heykeli kucaklarsa hemen boşanırlarmış.


Veba Sütunu; Sultan Beyazıd Hamamı'nın altında 4 köşeli bir sütundu. Bu sütun sayesinde şehre veba mikrobunun girmediğine inanılırdı. Beyazıd Hamamı yapılırken Bu tılsımlı sütun yıkıldı. Söylentiye göre o anda Sultan II. Beyazıt'ın bir oğlu vebadan öldü ve şehirde veba salgını başladı.


İfrit HeykeliTekfur Sarayı'ndaki tunçtan bir ifrit heykelidir. Bu heykel yılda bir kez etrafına ateş saçarmış. Bu ateşten bir kıvılcım alabilen çok sağlıklı olur, hiç hastalanmaz ve ölene kadar genç kalırmış





Koncoloz MağarasıZeyrek'te Hz. Yahya Kilisesi'nin bitişiğindeki mağaradır. Her sen kışın Zemheri geceleri olunca Koncoloz denilen cadılar bu mağaradan çakarak arabalara binip dolaşırlarmış. Cadılar Bayramı Hıristiyanlarca halen kutlanır






Dört Melekli Sütun; Ayasofya'da 4 sütunlu bir anıttır. Cebrail, Azrail, Mikail ve İsrafil resimleri bulunan bu sütunların her biri bir tılsımdı. Bu 4 büyük melekten Cebrail kanat çırpıp bağırınca Doğu'da bolluk, bereket olacağı anlamına gelirmiş. İsrafil resmi kanat çırptığında Batı'da kıtlık olacağına inanılırmış. Mikail resmi kanat çırparsa kuzeyden bir kahraman çıkacağı işaret sayılırmış. Azrail resmi kanat çırpınca da dünyanın her yerinde veba salgını başlarmış.


Burma SütunSultanahmet Meydanı'ndaki siyah renkli Burmalı Sütundur. 3 başlı ejderha, ya da birbirine dolanmış 3 yılan şeklindedir. Yeniçerilerden birisi bir kılıç darbesiyle bu 3 yılanın başını koparınca tılsım bozulmuş. Ve İstanbul'da daha önce hiç görülmezken birden bire akrepler, yılanlar ortaya çıkmış.


Örme SütunSultanahmet Meydanı'nda örme sütun denilen anıttır. 300 bin taştan yapılma bir sütunun tepesinde çok güçlü bir mıknatıs varmış. Bu mıknatıs İstanbul'u depremlerden korurmuş.


Adı üstünde "Efsane" bunlar. Ancak tarihe değişik bir tat katıyor, ne kadar doğru olduğu tartışılsa da...
Alıntı