Aşk beni yaksa da,
Kor gibi dağlasa da,
Pervanenin ışığa tutkusu gibi,
Ben hayata aşığım,
Bu muhteşem evrene aşığım,
Tek hücreli de olsa,
Çok hücreli de olsa,
Yaşama tutunan her canlıya,
Soluduğum havaya,
Güneşe, aya, yıldıza,
Gökyüzünün sonsuz maviliğine,
Denizin yakamozlar uçuran dalgalarına
Görebildiğim her güzelliğe aşığım.
Çünkü onlarla varım,
Çünkü onlarla bütünüm,
Çünkü onlarla yaşıyorum.
İyi ki de varım ve bu aşkları yaşıyorum...
Bloğuma isim ararken, okurken çok etkilendiğim, özgürlüğün simgesi "Martı Jonathan Livingstone"nun öyküsü geldi aklıma. Sürüden ayrılarak, yaşamın anlamını bulmaya çalışan ve sonunda kendi cennetini yaratmayı başaran martı. Yaşamımda hep o martı gibi özgür olmak istedim. Belki bazen hayatın prangalarına yenildim, yanlışlarım oldu, üzüldüm, sıkıldım, ama ruhumda coşkuyla çağaldayan özgürlük tutkusu içimden hiç eksilmedi. Zira, cenneti dünyada yaşayabilmenin tek yolu, ruhunu özgür bırakabilmek...
8 Ocak 2010 Cuma
1 Kasım 2009 Pazar
Prens adalarının en güzeli: Büyükada'da sonbahar...
![]() |
| B.Adanın alameti farikalarından, meydandaki saat |
Büyükada'm,
Çocukluğumun, gençliğimin en güzel günlerinin geçtiği büyülü mekan...
Gençlik günlerimin sırdaşı, vefalı arkadaşı...
![]() |
| Adada gün batımı |
Yazın akşamüstleri çıkan o deli rüzgarı sonbahar geldi mi, ne hikmetse durulur; çiçekleri solmaya yüz tutan bahçelere yalnızlığın hüznü çöker. Nadir de olsa, boş yollardan geçen paytonların o kendine has sesini ve atların nal seslerini tek tek duyarsınız. Gene de muhteşemdir sevgili Ada'm. Esas güzelliğini sevdiğine saklamışçasına, belki de daha bir güzeldir aslında. Bunu orada yaşayanlar çok iyi bilir. Bilirler de, bu sırrı paylaşmak istemezler. Sanki güzellikleri kendilerine saklamak istercesine...
![]() |
| Paytonların süslediği ada sokakları |
![]() |
| Yıllara meydan okuyan vapur iskelesi |
Yazın kavuşmaların, buluşmaların mekanı iskele, bahar aylarında hüzünlü hüzünlü süzülür. Gelenleri karşılamaya hevesli genç kız gibi, olanca güzelliği ile Adamızın "Hoş Geldin" kapısı olduğunu bilir. Hemen bitişiğinde, sahildeki kafelere çapkın çapkın göz süzer. Çünkü bilir ki, oralarda oturan herkesin gözü onun üzerindedir.
Yıllar geçse, devran dönse de unutulmayacak, yaşanılası bir mekandır Büyük Ada. Hayatının bir bölümünü burada geçirmiş herkes bunu bilir ve her daim hisseder. Tıpkı benim gibi...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




